GÜVENİMİZİ NE ZAMAN KAYBETTİK?
Değişen sadece zaman mı, yoksa insanın insana bakışı mı?
İnsan hayatında bazı kelimeler vardır; anlamını kaybettiğinde aslında çok şey kaybolur. Güven de bunlardan biridir.
Bir insana inanmak, verdiği söze güvenmek, yanında kendini huzurlu hissetmek… Bunlar hayatın görünmeyen ama en güçlü bağlarıdır. Çünkü sevginin de dostluğun da aile ilişkilerinin de toplum düzeninin de temelinde güven vardır. Ama bugün hepimizin hissettiği bir gerçek var; Güven duygumuz giderek azalıyor.
35 yıllık gazetecilik hayatım boyunca Van’dan Diyarbakır’a, Diyarbakır’dan Şanlıurfa’ya kadar farklı şehirlerde yaşadım, insan hikâyelerine tanıklık ettim. Gazeteci olarak bazen bir köy evinde, bazen bir mahalle kahvesinde, bazen acılı bir ailenin yanında insanları dinledim. Yıllar içinde gördüğüm en önemli gerçeklerden biri şuydu; İnsanların en büyük ihtiyacı sadece ekmek ve aş değildi. İnsanların birbirine inanma, dayanma ve güvenme ihtiyacı vardı.
Van’da mahalle kültürünün güçlü olduğu yılları hatırlıyorum. İnsanlar birbirini tanırdı. Bir komşunun sözü, bazen bir senetten daha değerliydi.
Diyarbakır’da gazetecilik yaptığım yıllarda da aynı dayanışmayı çok gördüm. Zor zamanlarda insanlar birbirinin kapısını çalar, acısını paylaşır, sevincini çoğaltırdı.
Elbette geçmişte her şey kusursuz değildi. İnsanlar yine hata yapıyordu, kırgınlıklar yaşanıyordu. Ancak ilişkilerde sabır, emek, saygı ve vefa daha güçlüydü.
Bugün ise çok farklı bir çağın içindeyiz. Teknoloji gelişti, hayat hızlandı; ama güven azaldı. Sosyal medya hayatımıza büyük kolaylıklar getirdi. Dünyanın farklı yerlerindeki insanlarla iletişim kurabiliyoruz. Ancak aynı zamanda ilişkilerimizi de daha hızlı tükettiğimiz bir döneme girdik.
Eskiden insanlar birbirini tanımak için zaman harcardı. Bugün ise birkaç fotoğraf, birkaç mesaj ve birkaç paylaşım üzerinden insanlar birbirleri hakkında karar verebiliyor. İlişkiler başlamak için kolaylaştı ama sürdürmek zorlaştı.
Belki de insan hayatındaki en büyük sınavlardan biri de aşkta güvendir. Yıllar geçse, insanlar değişse, hayat başka yönlere savrulsa bile bazı duygular kalbin bir köşesinde yaşamaya devam eder.
Bazen yıllar sonra karşılaşan iki insan, geçmişte kalan bir sevginin yeniden kapısını aralayabilir. Ancak geçmişteki duygunun yeniden yaşanabilmesi için sadece sevgi yetmez; güven, anlayış ve sabır da gerekir.
Çünkü zaman insanları değiştirir. Her insan yaşadığı acıları, hayal kırıklıklarını, sevinçleri ve mücadeleleri yanında taşır. Bu yüzden yeniden başlayan bir ilişkinin en önemli ihtiyacı, birbirini yeniden tanımak ve yeniden güvenmektir.
Aşk sadece geçmişte yaşanan güzel anılara tutunmak değildir; bugünün gerçekleriyle birbirine yeniden inanabilmektir. Güven kaybolduğunda sevgi de yara alır. Bu durum sadece özel hayatımızda değil, toplum hayatımızda da kendisini gösteriyor.
İnsanlar artık siyasete, kurumlara, verilen sözlere ve geleceğe daha fazla kuşkuyla bakıyor.
Oysa güçlü toplumlar sadece ekonomik gelişmelerle kurulmaz. İnsanların birbirine güvenebildiği, sözün değer taşıdığı bir ortam oluşturmak da büyük bir medeniyet göstergesidir.
Belki de bugün yeniden hatırlamamız gereken en önemli değerlerden biri şudur; Güven kaybolursa sevgi eksilir, dostluk zayıflar, toplum yalnızlaşır. İnsan insana ihtiyaç duyar. Ama insanın insana yaklaşabilmesi için önce kalbinde güven olması gerekir.
AHMET TELLİ’NİN ARDINDAN…
Bu yazıyı kaleme alırken büyük bir şairimizi de anmadan geçmek istemiyorum. Ahmet Telli…
Diyarbakır’ın kültür ve sanat hayatında önemli iz bırakan, şiiri sevdiren, sözü değerli kılan insanlardan biriydi.
Diyarbakır’da gazetecilik yaptığım yıllarda kendisiyle birçok kez karşılaşma ve sohbet etme fırsatı buldum. TÜYAP Kitap Fuarı’nda uzun bir sohbetimizin ardından kitabını imzalayarak bana hediye etmişti.
Onunla konuşurken sadece bir şairle değil; insanı, hayatı ve memleketi derinden hisseden bir dostla sohbet ettiğinizi düşünürdünüz.
Ahmet Telli Hocamıza Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve şiir dünyamıza başsağlığı diliyorum.
Bazı insanlar aramızdan ayrılır ama bıraktıkları kelimeler yaşamaya devam eder. Çünkü gerçek şairler sadece şiir yazmaz; insanın kalbine dokunur.
Ahmet Telli’ye…
Gidenin ardından kalır bir sessiz hüzün,
Bir dizede saklanır bazen bütün ömrün.
Kelimeler susmaz, şiir olur hatıra,
İnsan kalpte yaşar, tükenmez sevgi.
Sevgiyle kalın.
