Dolar 45,7134
Euro 53,4500
Altın 6.703,29
BİST 13.889,42
Adana Adıyaman Afyon Ağrı Aksaray Amasya Ankara Antalya Ardahan Artvin Aydın Balıkesir Bartın Batman Bayburt Bilecik Bingöl Bitlis Bolu Burdur Bursa Çanakkale Çankırı Çorum Denizli Diyarbakır Düzce Edirne Elazığ Erzincan Erzurum Eskişehir Gaziantep Giresun Gümüşhane Hakkari Hatay Iğdır Isparta İstanbul İzmir K.Maraş Karabük Karaman Kars Kastamonu Kayseri Kırıkkale Kırklareli Kırşehir Kilis Kocaeli Konya Kütahya Malatya Manisa Mardin Mersin Muğla Muş Nevşehir Niğde Ordu Osmaniye Rize Sakarya Samsun Siirt Sinop Sivas Şanlıurfa Şırnak Tekirdağ Tokat Trabzon Tunceli Uşak Van Yalova Yozgat Zonguldak
Diyarbakır 20°C
Hafif Yağmurlu
Diyarbakır
20°C
Hafif Yağmurlu
Pts 24°C
Sal 26°C
Çar 28°C
Per 28°C

SUSKUNLUĞUN BEDELİ…

25 Mayıs 2026 11:47
54

Türkiye yine bildiğimiz bir yere savruldu. Bir sabah uyandık ve siyasetin üstüne bir kez daha yargı gölgesi düştü. CHP’ye yönelik ‘mutlak butlan’ tartışmalarıyla birlikte memleketin gündemi yeniden altüst oldu. Hukuk konuşuluyor ama herkes biliyor ki aslında konuşulan şey siyasetin kendisi. Çünkü bu ülkede artık mahkeme kararları bile siyasi kamplaşmanın diliyle okunuyor.

İşin acı tarafı şu; bugün demokrasi, hukuk, milli irade diyenlerin önemli bir kısmı dün aynı cümleleri kurmuyordu.

Özellikle Doğu ve Güneydoğu’da insanlar meselelere biraz daha hafızayla bakıyor. Diyarbakır’da, Van’da, Mardin’de, Batman’da insanlar unutmadı. Kayyumlar atanırken unutmadı. Seçilmiş belediye başkanları görevden alınırken unutmadı. Milletvekillerinin dokunulmazlıkları kaldırılırken unutmadı. Selahattin Demirtaş cezaevine gönderilirken kimlerin sustuğunu da unutmadı.

Bugün birçok kahvede, sokakta, esnaf arasında aynı cümle dolaşıyor; ‘Dün bize yapılanlara ses çıkarmayanlar, bugün kendilerine yapılınca demokrasi hatırlıyor.’ Bu cümle serttir belki ama bölgede ciddi bir karşılığı vardır.

HAFIZA, SİYASETTEN DAHA İNATÇIDIR

Şimdi bazı CHP’liler, DEM Parti’den daha yüksek sesle destek bekliyor. Oysa bu bölgenin insanı şunu soruyor; ‘Biz size kaç kez destek verdik?’ Cumhurbaşkanlığı seçiminde destek verdik. Yerel seçimlerde destek verdik. Bütün baskılara rağmen, bütün kırgınlıklara rağmen destek verdik. Üstelik Abdullah Öcalan üzerinden yapılan çağrılara rağmen önemli bir seçmen kitlesi tercihini değiştirmedi. Muharrem İnce döneminde de benzer bir tablo yaşandı. Çünkü bu bölgede insanlar bazen adaydan çok ‘otoriterliğe karşı denge’ aradı.

Ama şimdi aynı insanlar dönüp CHP’nin geçmişine bakıyor. Ve özellikle Kemal Kılıçdaroğlu döneminde dokunulmazlıkların kaldırılmasına verilen desteği unutmadıklarını söylüyorlar. Çünkü onlara göre o süreç, Selahattin Demirtaş’ın cezaevi yolunun taşlarını döşedi.

Haklılar mı?

Haksızlar mı?

Bu artık siyasi tartışmanın konusu.

Ama şu gerçek değişmiyor; toplum hafızası sandığımızdan daha güçlüdür. Bugün DEM Parti’nin ilk tepki veren siyasi yapılardan biri olması da aslında dikkat çekiciydi. Ayşegül Doğan’ın yaptığı açıklamalar açık biçimde demokrasi vurgusu taşıyordu. Buna rağmen bazı çevrelerin bunu görmezden gelmesi de ayrı bir siyasi körlük oldu.

Çünkü bu ülkede insanlar sadece kendilerine yapılan haksızlığa değil, başkasına yapılan haksızlık karşısındaki tavra da bakıyor.

DEMOKRASİ, SADECE SANA LAZIM OLDUĞUNDA SAVUNULMAZ

Türkiye’nin en büyük sorunlarından biri tam da bu zaten. İlkeler değil, taraflar konuşuyor. Kendi mahallesine dokunulunca herkes demokrat oluyor. Karşı mahalle yanarken çoğu insan perdeyi kapatıyor. Oysa demokrasi dediğimiz şey biraz da başkasının hakkını savunabilme ahlakıdır. Sadece kendi seçmeni için hukuk istemek, hukuk değil pazarlık olur.

Bugün CHP’ye yapılan yanlışsa, dün kayyumlar da yanlıştı. Bugün yargının siyasete müdahalesine karşı çıkılıyorsa, dün de çıkılmalıydı. Bugün milli irade deniyorsa, dün Van’da, Diyarbakır’da, Mardin’de de aynı ses yükselmeliydi.

Çünkü adalet, bölgeye göre değişmez.

Hukuk, partiye göre eğilip bükülmez.

Demokrasi ise ihtiyaç halinde açılan bir şemsiye değildir.

Belki de Türkiye’nin en büyük trajedisi şudur; bu ülkede insanlar birbirinin acısına zamanında sahip çıkmadığı için bugün herkes sırayla aynı karanlığın içine düşüyor.

Ve galiba artık şu soruyu sormanın zamanı geldi; dün başkasının kapısına gelen hukuksuzluk için susanlar, bugün kendi kapıları çalındığında toplumdan nasıl bir vicdan bekliyor?

Sevgiyle kalın.

YORUMLAR

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yukarıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.