CAHİT SITKI TARANCI DİYARBAKIR KÜLTÜR YOLU FESTİVALİ’NDE ANILDI

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından düzenlenen Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, dördüncü gününde edebiyattan tiyatro ve geleneksel sanatlara uzanan etkinliklere ev sahipliği yaptı. Türk edebiyatının önemli isimlerinden Diyarbakırlı şair Cahit Sıtkı Tarancı, vefatının 70. yılında doğup büyüdüğü evde düzenlenen özel programla anıldı. Şairin yaşamı ve şiirleri “Gün Eksilmesin Penceremden” oyunu ile sahneye taşınırken, festival kapsamında düzenlenen sergi, tiyatro, atölye ve çocuk etkinlikleri de sanatla dolu bir gün sundu.
CAHİT SITKI TARANCI DOĞUP BÜYÜDÜĞÜ EVDE ANILDI
Diyarbakır Kültür Yolu Festivali kapsamında, Türk şiirinin önemli isimlerinden Cahit Sıtkı Tarancı, vefatının 70. yılında doğup büyüdüğü evde düzenlenen özel programla anıldı. Cahit Sıtkı Tarancı Evi Etnografya Müzesi’nde gerçekleştirilen “Diyarbakır Kültür Hafızası Projesi: Cahit Sıtkı Tarancı’nın Ölümünün 70. Yılında Anma Programı”, Dicle Üniversitesi ve Diyarbakır İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü iş birliğiyle düzenlendi. Programda şairin edebi kişiliği, şiir anlayışı ve Türk edebiyatına katkıları ele alındı. Tarancı’nın edebi ve estetik dünyası ise farklı disiplinlerden yaklaşımlarla bilimsel bir çerçevede değerlendirildi.
Anma programının yanı sıra Cahit Sıtkı Tarancı Evi Etnografya Müzesi’nde sahnelenen “Gün Eksilmesin Penceremden” oyunu, şairin yaşam öyküsünü kendi anıları ve şiirleri üzerinden izleyicilere aktardı. Cahit Sıtkı Tarancı’nın yazdığı, Engin Yüksel’in oyunlaştırdığı eser, şairin çocukluğundan Viyana’da hayatını kaybettiği güne kadar uzanan yaşamını konu aldı. Eğitim yılları, dostlukları, aşkları ve farklı şehirlerde yaşadığı deneyimlerin ele alındığı oyunda, Tarancı’nın hayatına yön veren sevinçler, özlemler ve hayal kırıklıkları şiirleriyle birlikte sahneye taşındı.
UYGARLIKLARIN İZİ SERGİDE BİR ARAYA GELDİ
Cahit Sıtkı Tarancı Evi Etnografya Müzesi’nde sanatçı Yusuf Battal’ın “İnsanlığın Ortak Mirası: 33 Medeniyet Mezopotamya” sergisi ziyaretçilerle buluştu. İnsanlık tarihinin ilk yerleşimlerinden şehir devletlerine, krallıklardan imparatorluklara uzanan gelişim sürecini ele alan sergi, Mezopotamya’nın bilim, sanat ve uygarlık tarihindeki yerini öne çıkardı. Gökyüzü gözlemlerinin kil tabletlere işlendiği, ay ve güneş tutulmalarının hesaplandığı bu coğrafyada tarımın, ticaretin, matematiğin, tıbbın ve hukukun gelişimine ilişkin izler sanat aracılığıyla aktarıldı.
DİYARBAKIR SAHNELERİNDE SAVAŞTAN AŞKA UZANAN HİKAYELER
Festivalin dördüncü gününde tiyatroseverler, farklı dönemleri ve insan hikayelerini konu alan üç ayrı yapımla buluştu. Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Merkezi Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde sahnelenen “Göç Hayaller”, savaşlardan kaçarak yıkık bir tiyatroya sığınan iki karakterin yaşam mücadelesini konu aldı. Erkan Akçelik’in yazdığı, İlknur Güneş’in yönettiği oyunda, çevrelerinde savaşın ve bombaların sesleri sürerken prova yapmaya ve kendi dünyalarında oyun kurmaya çalışan iki insanın hikayesi anlatıldı. İzleyiciler, savaşın gölgesinde sanatın ve hayal kurmanın insan yaşamındaki yerini oyun üzerinden seyretme fırsatı yakaladı.
Festival kapsamında iki ayrı oyun bir kez daha izleyiciyle buluştu. Diyarbakır Devlet Tiyatrosu Orhan Asena Sahnesi’nde “İbiş’in Rüyası” oyunu, Tarık Buğra’nın kaleminden 1930’lu yılların tiyatro dünyasına uzandı. Tulûat tiyatrosunun dönüşüm geçirdiği dönemde Nuran Tiyatrosu’nda yaşanan gelişmeler, topluluğa katılan Semra Seha’nın Nahit Bey’in hayatında ve sahnede yarattığı değişimler üzerinden işlendi.
Kayapınar Kültür Merkezi Sahnesi’nde sahnelenen “İstanbul’un Son Beyzadeleri” ise Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş sürecinde işgal altındaki İstanbul’un toplumsal yaşamını mizahi bir anlatımla ele aldı. Uğur Saatçi’nin yazdığı, Murat Çidamlı’nın yönettiği oyunda, değişen toplumsal değerler ve sınıfsal yapı dönemin renkli karakterleri üzerinden izleyicilere aktarıldı.
PAŞA HAMAMI’NDA GELENEKSEL ZANAATLAR YENİDEN HAYAT BULDU
Paşa Hamamı’nda gerçekleştirilen Diyarbakır Olgunlaşma Enstitüsü Atölyeleri, ziyaretçileri geleneksel el sanatlarının farklı üretim teknikleriyle tanıştırdı. Maraş işi, el dokuma, iğne oyası, kişniş yapımı, çarpana dokuma ve taş tuval gibi zanaat alanlarında düzenlenen uygulamalı çalışmalarda katılımcılar, usta öğreticiler eşliğinde geleneksel üretim yöntemlerini öğrendi.
ÇOCUKLAR TİYATRO VE ETKİNLİK SERÜVENİNE ÇIKTI
Prof. Dr. Aziz Sancar Bebek ve Çocuk Kütüphanesi’nde 3-6 yaş grubuna yönelik sahnelenen “Eldivenlerimi Kim Aldı?”, minik izleyicileri Moli’nin kaybolan eldivenlerini aradığı bir yolculuğa çıkardı. Rüya ile gerçeğin iç içe geçtiği oyunda sorumluluk, paylaşma ve başkalarının ihtiyaçlarını anlama gibi değerler çocuklara eğlenceli bir hikaye üzerinden aktarıldı.
Diyarbakır’da festivalin dördüncü gününde de eğlence ve müzik coşkusu hız kesmeden devam etti. Yenikapı Hançepek Meydanı Çocuk Köyü’nde gerçekleştirilen “Karaoke Karavan” etkinliği, miniklere sevdikleri şarkıları seslendirme ve sahne heyecanını yaşama imkanı sundu. Çocukların neşeli performansları ve ailelerin de katılımıyla renklenen etkinlik, festival alanında keyifli anlara sahne oldu.
Diyarbakır Kültür Yolu Festivali, kentin farklı noktalarında düzenlenecek kültür, sanat, tiyatro ve çocuk etkinlikleriyle 18 Ekim’e kadar devam edecek.
Festival programı ve etkinliklere ilişkin detaylı bilgilere, Türkiye Kültür Yolu Festivali resmi internet sitesi (https://kulturyolufestivali.com/) ve Instagram hesabı @turkiye_kulturyolu üzerinden ulaşabilirsiniz.
















