DEMOKRATLAR GENEL BAŞKANINDAN ÖZGÜR GAZETECİLİK VURGUSU

Anadolu Demokratlar Federasyonu Genel Başkanı Devran Sinanoğlu, 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü münasebetiyle yaptığı açıklamada, özgür gazetecilik vurgusu yaptı.

Anadolu Demokratlar Federasyonu Genel Başkanı Devran Sinanoğlu, açıklamasında şu ifadelere yer verdi:
“Gazeteci kamuoyunun sesi, vicdanı ve gözüdür. Gazeteciler ne kadar özgür olurlarsa, toplum da o kadar özgür olur. Çünkü gazeteci toplumun aynasıdır, aldığını yansıtır.
Dünyanın her yerinde gazetecilerin zor şartlarda çalıştığını, ciddi baskılara maruz kaldıklarını belirten Sinanoğlu sözlerine şöyle devam etti: Gazetecilik zor bir meslektir, her türlü baskıyla karşı karşıya gelebiliyorlar. Onların amacı beli bir gurubu veya zümreyi memnun etmek değil, işini ehliyle yapıp kamuoyunu doğru bilgilendirmektir. İlkeli, tarafsız davrandıkları ve kalemlerini kiralamadıkları için birçok şer odaklarının, çıkar guruplarının hedefi olabiliyorlar.
DÜNYANIN BİRÇOK YERİNDE GAZETECİLER MESLEK ŞEHİDİ OLUYOR
Birçok gazeteci dünyanın farklı yerlerinde işini yaptıkları için meslek şehidi olmuşlardır ve maalesef şehid olmaya da devam ediyorlar. Özellikle de savaş alanlarında tek amaçlarının doğru haberi Dünya kamuoyu ile paylaşmak olan birçok gazeteci ne yazık ki öldürülmüştür. İşini yaptıkları için cezaevlerine atılan, işkence göre her türlü insanlık dışı muameleye maruz kalan gazeteciler, günümüzde hak ettikleri değeri, ilgiyi görmüyorlar.
GAZETECİLER DEMOKRASİNİN BEL KEMİKLERİDİR
Demokrasinin güçlenmesi, toplumsal bilincin gelişmesi ve kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi açısından gazetecilik hayati bir öneme taşıyor. Gazeteciler demokrasinin bel kemiğidirler. Suskunların sesi, görünmeyenlerin aynası, konuşulmayanların dilidirler.
Kalemini hakikatten ayırmayan, dürüst, ilkeli duruşlarıyla ve mesleğini kamu yararından yana kullanan gazeteciler, demokratik toplumların vazgeçilmez unsurlarıdır.
GAZETECİLER HER TÜRLÜ BASKIYLA KARŞI KARŞIYA KALIYORLAR
Gazeteciler; ekonomik baskılar başta olmak üzere sansür, oto sansür, mesleki güvencesizlik ve çeşitli tehditlerle karşı karşıya kalabilmektedirler. Oysa özgür basının olmadığı yerde gerçekler karanlıkta kalır, halkın haber alma hakkı gasp edilmiş olur ve o toplumda demokratik denetim işlevini kaybeder. Orda özgürlükten, demokrasiden bahsetmek mümkün olmaz.
Gazetecilerin görevlerinden bir de kamu gücünü kullananları denetlemek, toplum adına gerçeğin peşinden gitmektir, kamu çıkarlarını gözetmektir. Bu nedenle gazetecilik özgürlük, hukuk ve meslek etiği çerçevesinde desteklenmesi gereken bir sahadır
Hiçbir gazeteci yazdığı haber, dile getirdiği düşünce veya ortaya çıkardığı gerçekler nedeniyle tehdit edilmemeli, susturulmamalı ve mesleğini icra ettiği için cezalandırılmamalıdır.
Gazetecilerin güvenli çalışma koşullarına, ekonomik bağımsızlığa ve mesleki haklara sahip olması, özgür basının geleceği açısından büyük önem taşımaktadır.
Unutulmamalıdır ki gazetecinin kaleminden korkanlar, gerçeğin ortaya çıkmasından da korkarlar. Karanlığı seven, kamuoyunu zarara uğratan kişiler, gazetecileri sevmezler. Gerçeğin susturulması, yalnızca gazetecinin değil, toplumun tamamının sesinin kısılması anlamına gelir.
Bu duygu ve düşüncelerle; kamuoyunu doğru bilgilendirmek için gece gündüz demeden çalışan, meslek ilkelerine bağlı kalarak hakikatin peşinden giden, zor şartlarda görev yapan ve halkın haber alma hakkı için emek veren tüm gazetecilerin 21 Ekim Dünya Gazeteciler Günü’nü kutluyorum. Hayatını kaybeden basın emekçilerini saygıyla anıyor, görevini sürdüren tüm gazetecilere başarılar diliyorum. Temennimiz; basının özgür olduğu, gazetecilerin güvende çalıştığı, düşüncelerin özgürce ifade edildiği ve gerçeğin hiçbir baskı altında kalmadığı bir toplumun inşasıdır.
Özgür basın, güçlü demokrasinin temelidir.”
















